Hâkim anlatıya göre yapay zekâ yaklaşan bir felaketin habercisi: Her şeyi otomatikleştirecek, işgücü piyasasını daraltacak ve kitlesel işsizliğe yol açacak.
Oysa bu senaryonun tamamı, insanlığın ilerleyişine temelden yanlış bir gözle bakmaya dayanıyor. Yapay zekâ işlerimizi elimizden almaya gelen bir cellat değil; yeni bir Altına Hücum'u ateşleyecek kıvılcım. Tarihteki altına hücum dönemlerinde de görüldüğü gibi, devasa yeni bir kaynak bulmak insanları işsiz bırakmaz; işgücü talebini patlatır.
Matematikçi Yanılgısı
Örneğin matematiği düşünün. Yaygın korku şöyle: "Yapay zekâ o kadar akıllanıyor ki yeni matematik keşfedebiliyor, karmaşık teoremleri ispatlayabiliyor ya da çürütebiliyor. Demek ki artık matematikçilere ihtiyacımız kalmayacak."
Meseleye bundan daha ters bakılamaz.
Yapay zekânın yeni matematik keşfetmesi, altın damarı bulmaktan farksız. Ortaya ham ama son derece değerli bir malzeme çıkar. Ne var ki doğal kaynaklar tek başına hiçbir işe yaramaz. Keşfedilen matematik çoğaldıkça insanın kapasitesi de, bu birikimin üzerine yeni şeyler inşa etme potansiyeli de büyür.
Büyük bir altın yatağı bulduğunuzda madencileri kovmazsınız. Aksine daha çok madenci, kazı ekipmanı üretecek daha çok mühendis, altını arıtacak daha çok işçi ve onu satacak daha çok tüccar işe alırsınız. Yapay zekâ matematiğin, kodun ve bilimin sınırlarını zorladıkça insanların alıp satacağı ve kullanacağı bilgi de çoğalır. Bu üst düzey keşifleri yorumlayacak, hayata geçirecek ve herkesin yararlanabileceği somut uygulamalara dönüştürecek çok daha fazla matematikçiye ve uzmana ihtiyacımız olacak.
Dijital Altına Hücum
Muazzam bir kaynak patlamasının eşiğindeyiz. Yapay zekâ özünde durmadan yeni "altın" kazıp gün yüzüne çıkaran bir makine. Bu altın kod da olabilir, içerik de; bilimsel formüller de olabilir, iş dünyasındaki verimlilik kazanımları da.
Yapay zekâyla donanmış tek bir kişi artık çok daha fazla nitelikli iş üretebiliyor; dolayısıyla yaratılan toplam değer de tavan yapacak. Üretim kapasitesi genişleyince piyasa da genişler. Bu yeni doğal kaynaktan ne kadar çok değer çıkarırsak, yapay zekâyı yönlendirecek, çıktılarını ayıklayıp işleyecek ve ona dayalı ürünler geliştirecek o kadar çok insana ihtiyaç duyacağız.
Önümüzdeki 5 ila 10 Yıl
Emek tasarrufu sağlayan teknolojinin istihdamı azalttığı fikri, bütün insanlık tarihini hiçe sayıyor. Traktör icat edildiğinde makineli tarım büyüyerek dev bir küresel sektöre dönüştü. Bilgisayar icat edildiğinde teknoloji sektörü doğdu.
Önümüzdeki 5 ila 10 yılda işlerin yok olduğunu görmeyeceğiz. Tam tersine, geniş anlamıyla teknoloji sektöründe ve yapay zekâyı uygulamaya koyan sektörlerde istihdamın sonsuza doğru tırmandığını göreceğiz. Yapay zekânın ekonomik açıdan mümkün kılacağı yeni şirketlerin, hizmetlerin ve bilimsel girişimlerin sayısı öyle kabaracak ki işgücünde bir boşluk doğacak. Dünya, bu araçları ustalıkla kullanıp dijital altını çıkarabilecek insanları mumla arayacak.
İnsanlık bugün bu denkleme tamamen tersinden bakıyor. Yapay zekânın getireceği iş kıyameti bir masaldan ibaret; yapay zekâ çağının Altına Hücum'u ise daha yeni başladı.
Yorumlar